search
top

Müslüm Gürses

GÜRSES, MÜSLİM-SANDIK

Asıl adı Müslüm Akbaş; dinleyici kitlesini zamanla toplumun en yoksul kesimlerinden şehirli rocksever gençliğe kadar genişleterek çok tartışılan bir fenomen haline gelen arabesk yorumcusu; Müslüm Baba. Urfa’da doğdu, Adana’da büyüdü, ilk 45’liğini İstanbul’da 1968’de yayınladı. 80’li yıllarda Orhan Gencebay entelektüellerle, İbrahim Tatlıses Özalcı yeni burjuvaziyle flört ederken, arabeskin tematik çekirdeğini oluşturan
yoksulların güçsüz feryadı ve isyanı, en keskin ifadesini Müslüm Gürses’te buldu. Gürses, “Yakarsa dünyayı garipler yakar”, “Bizi bu fark yaraları öldürür”, “İtirazım var” gibi, örtük de olsa sınıfsal bir bakışla yazılmış sözlerin yer aldığı şarkılarıyla örgütsüz proleterleri can evinden vurdu. Konserlerinde kendinden geçen varoş gençleri herkesin gözü önünde vücutlarına jilet atıyordu. Hayranlarının gözünde, tıpkı yorumladığı şarkılardaki gibi biriydi, “sokaklarda sarhoş serseri”ydi. Umutsuz sevdalarının her anına içki şişeleri eşlik ederdi:

Bazen
Bir şişe, bir boş kadeh, bir de sonsuz melalim
Her gece böyle sensiz, per perişan bu halim
derdi, bazen de
Derdim öyle beter ki, kimse bir gün çekemez
Yaşamakmış ölmekmiş, benim için farketmez
Tek tesellim kadehler, başka bir şey istemez
Sarhoş etsin yeter ki, rakı şarap farketmez.

Daha önceleri sadece uyuşturucu kültüründe ve sakatat literatüründe kullanılan damardan veya damar tabiri, 90’lı yıllarda Müslüm Gürses şarkıları vasıtasıyla arabeskin en koyusuna işaret eden bir sıfat haline geldi. Rock festivalinde sahne alarak, Olmadı Yar’la Duman’a örnek olarak, farklı toplumsal kesimleri damar ortak paydasında buluşturdu. İster Alevi halk türküleri söylesin, ister Bülent Ortaçgil’den veya bir bar taburesi üstünde Teoman’dan şarkılar yorumlasın, özgül ağırlığı hiç değişmedi. 2008’de, Aşk Tesadüfleri Sever albümünde seslendirdiği David Bowie, Bob Dylan, Björk şarkıları için, Murathan Mungan öncülüğünde tanınmış şairler, onun dünyasına birer armağan kimliğinde şarkı sözleri yazdı. Ancak, toplumda değişen arabesk algısını ortaya koyan bu radikal örnekler, Müslüm Gürses’in en alttakiler ile bağının zedelendiği anlamına gelmiyordu. Cemal Süreya arabeskin üç devini, üç ünlemle tarif ederek birbirinden ayırır: Gencebay “Of!”, Ferdi Tayfur “Ah!”, Tatlıses “Allah Allah!”tır. Bu durumda, Müslüm Gürses’e de “Oooof of!” yakışır. Bu Şehirde Yaşanmaz şarkısında “yaşamak değil yaşamak” dedikten sonra çektiği gibi derin bir “Oooof of!”

Yorum yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

top